DEPREM RİSKİ TASIYAN BİNALAR NASIL ANLAŞILIR?

Türkiye’nin deprem kuşağında yer alması ve geçtiğimiz günlerde sık sık deprem yaşanması bu konu ile ilgili ciddi önlemler almamız gerektiğini gözler önüne sermiştir. Uzmanlar Türkiye için riskli olanın depremin değil binalar olduğunun altını Elâzığ depremiyle de tekrar çizmiştir.

Yetkililerinin verdiği bilgiye göre ülke genelinde 6.7 milyon riskli yapı bulunuyor ve bunlardan biri sizin eviniz de olabilir. Evinizdeki riskin ne derece olduğunu adım adım öğrenmek için yazımızı okuyabilirsiniz… Eğer binanız 1999 yılında önce inşa edildiyse, projesiz ve ruhsatsız yapıldıysa, inşaatında hazır beton kullanılmadıysa, kolon ve kirişlerde çatlaklar ve döküntüler bulunuyorsa hiç beklemeden yetkililere haber vermeniz ve önlem almanız gerekiyor. Evinizde rutubet, kolon demirlerinde paslanma, betonda deniz kabukları veya benzeri şeyler, binanız dere yatağı, dolgudaysa riskiniz artmaktadır.

RİSK NASIL TESPİT EDİLİR?

Yapınızın depreme hazır olmadığını düşünüyorsanız risk analizi yaptırmanız gerekiyor. Bu noktada 2 seçeneğiniz var. Biri ‘deprem dayanıklılık raporu’ diğeri ve ‘risk tespiti’. 5 katlı 10 daireli bir binada tespit yaptırmanın bedeli 3 bin 500-4 bin liradır.

Deprem dayanıklılık testini özel firmalar yapıyor, sonuçlarını da o binada yaşayanlar ile paylaşıyor. Risk tespiti ise olumsuz ise durum farklı bir noktaya geliyor. Tespiti yaptırsanız ve binanız riskli çıkarsa geri dönüşü olmayan bir yıkım süreci başlamaktadır. Riskli binaların tespiti için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan lisans almış kurumlara tapu ve kimlik fotokopisi ile başvurmanız gerekiyor. (Lisanslı kuruluşları Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri’nden öğrenebilirsiniz) Bu kurumlar binanıza ilişkin bir rapor hazırlıyor ve 7 gün içinde belediyeye gönderiliyor.

İnceleme sonucunda riskli olduğu belirlenen binalar, 10 iş günü içerisinde Altyapı Kentsel Dönüşüm il Müdürlüğü’ne ve Tapu Müdürlüğü’ne yazılı olarak bildiriliyor. Binanın riskli yapı şerhi işleniyor ve ev sahiplerine tebligat gönderiliyor. Binadaki malikler bu karara 15 gün içerisinde itiraz edebiliyorlar. Yapılan itirazlar heyet tarafından inceleniyor. Eğer, riskli olduğu kabul edilirse binada 60 gün içinde yıkım işlemi başlıyor.

Teknik heyet riskli olmadığına karar verirse, şerh kaldırılıyor. Öte yandan yapılan yeni düzenlemelere göre belediyeler de şikayet halinde veya riskli binaları maliklerinden süre vererek tespitini yaptırmalarını isteyebiliyorlar. Eğer süresi içinde riskli yapı tespiti yapılmazsa belediye yapıyor ve bedelini tahsil ediyor.

EVİNİZ DEPREM RİSKİ TASIYORSA NE YAPMANIZ GEREKİYOR?

Binanız riskli bir yapı olarak çıkarsa iki seçeneğiniz buluyor; güçlendirme ya da yıkıp yeniden yapma… Türkiye’de güçlendirme işlemi yıkım kadar yaygın değil. Oysa uzmanlar uygun yapılarda güçlendirmenin hem süre hem de maliyet avantajı olduğuna dikkat çekiyor.

Öncelikle, binanın güçlendirme işlemine uygun olup olmadığı tespit ediliyor. Güçlendirme kararı, kat maliklerinin beşte dördünün çoğunluğu ile alınıyor. Daha sonra güçlendirme projesi yapılıyor ve belediyeden ruhsatı alınıyor. Sektör uzmanları derin bir güçlendirmede metrekare maliyetinin yaklaşık 1000 lira olacağını belirtiyor.

Riskli yapı kararı kesinleştikten süre zarfından sonra 60+30 günlük süre içerisinde, bina yıkım süreci başlayacağından, güçlendirme işleminin hızla yapılması gerekiyor. Diğer yandan imar barışına başvurarak yapı kayıt belgesi alan yapılar için de güçlendirmenin önü açıldı. Söz gelimi 7 katlı bir binanızda güçlendirme yapmak istediğinizde belediye ‘imar durumu 5 kata izin veriyor’ diyordu. Bu nedenle güçlendirme yapılamıyordu. Artık ilave hak verilmeden, mevcut koşullar da korunarak güçlendirme ruhsatı verilecek.

Kişiler bireysel olarak binaları yıkıp yenisini yapacak finansal güce sahip değilseniz müteahhit firma ile anlaşarak sürece başlayabilirsiniz. Dönüşüme başlamanız için hak sahiplerinin üçte ikisinin de ‘evet’ demesi gerekiyor. Payınıza ya da firmaya düşecek mülk, yapılacak anlaşmayla belirleniyor. Türkiye’de çok sayıda kişi kat karşılığı yapılan anlaşmalarda dönüşüm sürecine giriliyor.

Dönüşüm Nasıl Gerçekleşir?

Dönüşüm yasası kapsamında yeniden inşa edilmek istenilen binalar yıkım sürecine girdikten sonra hazırlık çalışmaları başlıyor. Yetkili kurumlar tarafından yapılan deprem risk raporu incelemesi sonuçlarına itiraz hakkınız söz konusudur.

Risk raporunun bakanlık tarafından imzalanmasından sonra yıkım süreci için mal sahiplerinin bir araya gelerek bina karar protokolü imzalamaları gerekir. 3’de 2’lik bir kararla binanın yıkımı kesinleşebilir. Arsa değerinin bağımsız kurumlarca tespit edilmesi gerekir. Ancak bu konuda da yaşanılan mağduriyetler söz konusudur.

Arsa değerinin olduğundan düşük tespit edilmesi, paylaşılacak dairelerin adaletten uzak dağıtımı gibi tüm konularda dava açılabilir. Bu tür mağduriyetlerin yanı sıra müteahhit firmasından kaynaklanacak mağduriyetler de söz konusudur. Bina sahiplerinin yeni yapının inşası için seçtikleri müteahhidin daha önceki projelerini kontrol etmeleri gerekir. Aksi durumda verilen sözlerin tutulmadığı ve yıllar geçmesine rağmen yeni evinize oturamadığınız bir durumla karşı karşıya kalınabilir. Bununla beraber; yeni yapının yapılacağı bölgedeki imar planının da esas alınarak, bina kat, apartman ve oda sayısı gibi nitelikler resmi olarak belirlenmelidir.  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan destek alabilirsiniz. Evini güçlendirmek isteyen 10 yıl vade ve düşük faizle 50 bin liraya kadar kredi kullanabiliyor. Dönüşümde ise iline göre değişmekle birlikte hak sahiplerine 715 lira ile bin 150 lira arasında kira yardımı yapılıyor.

Yazar: kredifinansal

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir